Cinler alemi hakkinda bilmedigimiz gercekler

Cinler alemi hakkinda yanlis bilinenler ve bilinmeyenler. Paranormal olaylar bilgiler
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 B.) KEHÂNET:

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: B.) KEHÂNET:   Perş. Ocak 29, 2009 10:43 pm

Kehânet, Hafız İbn-i Hacer el-Askalânî'nin tarifiyle; “gaybı bilme iddiasıdır. Bir sebebe dayanarak yeryüzünde meydana gelecek bir şeyi haber vermektir. Bunun aslı, cinlerin ve meleklerin konuşmasına kulak verip işittiğini, kâhinin kulağına ulaştırmasına
dayanır.”


Kısacası kehânet; gaybı bildiğini iddia edip, meydana gelecek olayları bazı cinlerden vb. haber alıp anlatmaktır. Bu işle uğraşana
kâhin denildiği gibi, “Arraf” da denir.
Yıldızlara bakarak bu işleri yapanlar da vardır. Bu kişilere de “Müneccim” denilir.
Âlimlerden biri olan el-Ezheri -Allah ona rahmet etsın- şöyle der:

“Kahinler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gönderilmesinden önce, Araplar arasında pek
yaygın idi.
Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- gönderilince, gökleryıldızlarla korundu. Böylece Cin ve şeytanların göğe giderek kulak hırsızlığı yapıp, kâhinlere haber getirmeleri önlenmiş oldu. Böylece Kâhinlik ilmi ortadan kalktı. Allah Teâlâ, kâhinlerin bâtıllarını, içerisinde hak ile batılı ayırdığı Furkan (Kur’an) ile ortadan kaldırdı. Allah Teâlâ, hatasından kâhinlerin aciz kaldığı gaybi ilimlerden dilediğine, Rasûlü -sallallahu aleyhi ve
sellem-
'e vahiy yoluyla haberdar kıldı. Allah Tequot]âlâ'ya hamd-u senalar olsun ki artık günümüzde kehânet kalmamıştır.”


İbn-i Hacer el-Askalânî -Allah ona rahmet etsin- câhiliyye devrinde kehânetin yaygın olduğunu belirttikten sonra, çeşitlerini şöylece sıralamıştır:[b]

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: Geri: B.) KEHÂNET:   Perş. Ocak 29, 2009 10:49 pm

inlerden alınan kehânet:

Cinler göğe doğru yükselirler, birbirlerine binerek Mele-i A'la’ya (meleklerin gökte oluşturdukları cemaat) kadar yaklaşırlardı. Oradaki kelamı dinler, işittiğini kendisinden sonra gelene duyurur, o da sonrakine ulaştırır ve böylece giderek en son kâhinin kulağına ulaşırdı. Kâhin de kendinden başka şeyler eklerdi. Kur’an-ı Kerim nazil olunca, Gök, şeytanlara karşı koruma altına alındı, üzerine şihablar gönderildi.
Fakat Ibn-i Hacer el-Askalani, bu cinlerin kelami calma isinin az da olsa halen devam ettigini , yine delillere dayanarak vurgulamaktadir.
"cinler neyi calip ezberlerler?


font="]Âişe'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o
şöyle demiştir:


[b]“İnsanlar
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e kâhinlik hakkında sorular sordular.
O da -sallallahu aleyhi ve sellem-:

Onlar hiçbir şey değildir (hiçbir şey olamazlar).” Dedi.

İnsanlar:
“Ya Rasûlallah! Ama onlar bazen bir şeyler söylüyorlar gerçek çıkıyor.” dediler.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“Cinler, haktan olan kelimeleri işitir ve çalar. Arkadaşlarının kulağına
(kâhinler v.b.) ve tavuğa onu seslendirip söyler. O arada (batıl kelimelerle hak kelimeleri) birbirine karıştırır ve o hak kelimelere yüzden fazla yalan katar.”Adullah b. Abbas -Allah ondan ve babasından râzı olsun- der ki:

“Bana bir adam (bu rivâyette) Ensarlı sahâbeden bir grup adam haber verdiler.Onlar:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bir gece otururlarken bir yıldız kaydı ve
aydınlık ortaya çıktı.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-onlara: “Sizler câhiliyye döneminde iken, bu durum karşısında ne derdiniz?” diye sordu.
Onlar:
“Allah ve Rasûlü daha iyi bilirler.” dediler ve devamla bizler:

“O gece büyük bir adam doğdu ve büyük bir adam öldü” derdik.
Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-şöyle buyurdu:

“Yıldız kayması bir kişinin doğumu ya da ölümü ile ilgili değildir. Fakat Allah Teâlâ bir şeyi emrettiği vakit arşı taşıyan (melekler) Allah’ı tesbih ederler. Sonra da peşine sema ehli dünya semasına ulaşıncaya dek tesbihe başlarlar. Sonra arşı taşıyanlar sema ehline şöyle derler:
“Rabbimiz ne buyurdu?”
Onlar da:
“Rabbimiz Teâlâ şöyle şöyle... buyurdu.” derler.
Sema ehlinin bir kısmı bir kısmından haber isterler. Ta ki bu haber dünya semasına kadar ulaşır. Bir cin de bu haberi işitir ve arkadaşlarına ulaştırmaya
çalışır. Hak olan bu haberi cinler bu yönüyle getirirlerse, bu sözler haktır. Fakat o cinler yalan katıp kendileri eklemeler yapıyorlar.”
[url=http:


Sâffât Sûresi: 10

Müslim

Müslim[b][b]

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
B.) KEHÂNET:
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Cinler alemi hakkinda bilmedigimiz gercekler :: Gizli İlimler :: Büyü İle İlgili Genel Bilgiler-
Buraya geçin: