Cinler alemi hakkinda bilmedigimiz gercekler

Cinler alemi hakkinda yanlis bilinenler ve bilinmeyenler. Paranormal olaylar bilgiler
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sihrin çeşitleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: Sihrin çeşitleri   Perş. Ocak 29, 2009 10:07 pm

Fahruddin er-Razi ve daha birçok alim sihrin çeşitlerini şöylece belirtmişlerdir;
a) Keldânîlerin sihri: Bunlar yıldızlara taparlar, kainatı idare edenlerin yıldızlar olduğunu, hayır ve şerrin onlardan geldiğini, semavi güçlerin yerdeki güçlerle birleşmesi sonucu mucizeler meydana geldiğini söylerler. Bunları irşad için Allah Teâlâ, İbrahim -aleyhisselâm-’ ı gönderdi. Bunlar da kendi aralarında üç sınıf idiler:
1. Eflak ve yıldızların ebedi olduğunu söyleyenler ki; onlara “Sâbie” denilir.
2. Eflak’ın uluhiyyetine inanırlar. Bunlar her felek için yerde bir put yapmış ve ona hizmet etmiş putperestlerdir.
3. Eflak’ı ve yıldızları yaratan birisi olduğunu ve bunun onlara yeryüzünü idare etme hakkını verdiğini söyleyenler. Bunlar yıldızları aracı kabul ederlerdi.
b) Ruh gücüne dayanılarak ortaya konan sihir: Buna göre insan ruhu tasfiye ile icat etme, öldürme, diriltme, bünye ve şekilde değişiklik yapma gücüne ulaşır.
c) Ruhânî varlıklardan faydalanılarak yapılan sihir: Bu da muska yapmak ve cinleri kullanmak gibi şekillerde uygulanır.
d) Göz boyamak şeklinde yapılan sihir: Bu da hokkabazlık, el çabukluğu ve benzeri davranışlardır.
İslâm âlimleri, yukarda saydığımız ilk iki maddede yer alanlara kâfir hükmünü vermiştir.


3. Sihrin hükmü:

Sihir yapmak, onunla meşgul olmak hakkında farklı görüşler ortaya atılmıştır. Sihir yapmak haram fakat öğrenmek haram değildir diyenler olduğu gibi, ikisi de haramdır diyen âlimler de olmuştur.
İmam Nevevi -Allah ona rahmet etsin- der ki:
“Sihir yapmak haramdır, kebâirden (büyük günahlardan) olduğu hususunda icmâ vardır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sihir yapmayı, yedi büyük günahtan saymaktadır.”
Nitekim Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmaktadır:


(( اِجْتَنِبوُا السَّبْعَ الْـمُوبِقاَتِ، قِيلَ: وَماَ هُنَّ ياَ رَسوُلَ اللهِ ؟ قاَلَ:الشِّرْكُ بِاللهِ، وَالسِّحْرُ، وَقَتْلُ النَّفْسِ الَّتيِ حَرَّمَ اللهُ إِلاَّ بِالْـحَقِّ،وَأَكْلُ ماَلِ الْيَتيِمِ، وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ، وَقَذْفُ الْـمُحْصَناَتِ الْغاَفِلاَتِ الْـمُؤْمِناَتِ )) [ رواه البخاري ومسلم ]

"(İnsanı) helâk eden yedi şeyden sakının. Sahâbe: O yedi şey nedir, Ey Allah’ın Rasûlü? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
‘Allah’a ortak koşmak, sihir yapmak, Allah’ın öldürmeyi haram kıldığı cana haksız yere kıymak, fâiz yemek, yetim malı yemek, (kâfirlere karşı) savaşırken savaş meydanından kaçmak ve iffetli, mâsum mü’min kadınlara zinâ isnâdında bulunmak."
Bazı sihir çeşitleri vardır ki, onları yapmak küfürdür, bazısını yapmak büyük günahtır. Sözgelimi; küfrü gerektiren söz ve fiil bulunan sihir küfürdür.Böyle olmayanlar için küfür hükmü verilemez. Ancak, sihrin öğrenilmesi de, öğretilmesi de haramdır. Şayet mahiyetinde küfrü gerektiren bir şey varsa, bu küfürdür ve bunu öğrenip öğretene, tevbe teklif edilir. Tevbe etmezse öldürülür; tevbe ederse tevbesi kabul edilir. Küfrü gerektiren bir şey olmadığı takdirde azarlanır.
İmam Mâlik -Allah ona rahmet etsin-:
“Sihirbaz, sihri sebebiyle hemen öldürülür. Tevbeye de çağrılmaz, zındıklar gibi derhal ölümüne hükmedilir.” der.
Kadı İyad, Ahmed b. Hanbel ve bir ashab da bu görüşü benimsemişlerdir.
Sihirbazın öldürülmesi hükmünü veren âlimler daha çok, bu konu hakkında varid olan delillerle katlini istemektedirler.
Mesela; “Sihirbazın hükmü, kılıçla boynunun alınmasıdır.”
Hadis-i şerifi gibi...(Ashab-ı Sünen rivayet etmiştir.)

4. Sihri câiz gören bazı âlimlerin şartları:

Âlimlerin bazıları iki sebebe binaen sihir öğrenmeye cevaz vermişlerdir.
1. İçinde küfür olan sihir çeşidiyle, küfür olmayan sihir çeşidini ayırmak için,
2.Sihirlenmiş bir kimseden sihri ortadan kaldırmak için.

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: Sihri câiz gören bazı âlimlerin şartları:   Perş. Ocak 29, 2009 10:11 pm

Birincisi:Sadece itikad açısından mahzurludur.İnanmadıkça bir şey hakkında mücerred olarak bilgi edinme yasaklanamaz. Tıpkı
putperestlerin, putlarına nasıl ibâdet ettiklerini öğrenmek gibidir. Zira, sihirbazın yaptığı şeyin keyfiyetini bilmek, bir fiil ya da kavlin hikaye edilip
anlatılmasından ibarettir. Ona (sihre) girişip onu yapmak demek değildir. Onu yapmak başka bir şeydir.


İkincisi: Bu işin yapılması (bazılarının zannı üzere), mutlaka bir nevi küfür ya da fıska götürüyorsa, hiçbir surette helal olmaz. Aksi
takdirde, belirtilen husustan dolayı câiz olur
.[

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: 5. Sihri bozmak (Nuşra):   Perş. Ocak 29, 2009 10:19 pm

Nuşra; büyülenen kimseyi, büyünün (sihrin) etkisinden kurtarmak için yapılan, mukabil büyü bozma işine denilir. Nuşraya bazı âlimler câiz dememişlerse de, cumhur cevâzına hükmetmiştir. Said b. Müseyyeb’in -Allah ona rahmet etsin-: “Allah Teâlâ, zarar veren sihri yasakladı, fayda
vereni değil”
dediği rivayet edilmiştir. Katade -Allah ona rahmet etsin-:"]“Kişi kendisineyapılan sihri tedavi edecek kimseyi arar.” demiştir. Nuşra hakkında Ahmed b.Hanbel’ esorulduğunda, “Bunda bir beis yoktur.” cevabını vermiştir. Nuşrayı câiz görmeyen bazı âlimler,Ebu Davud’ un rivâyet ettiği:

“Nuşra(büyüyü, başka bir büyü ile bozma) şeytan işidir.” Hadisini delil gösterirler. Bu görüştekiler, hadisin zahiri manasını ele aldıklarından nuşrayı câiz görmemişlerdir.Fakat cumhurâlimleri, bunlara şöyle cevap verip, hadisi şu şekilde yorumlamışlardır: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amelin aslına işaret etmiş olmalıdır. Çünkü asıl itibariyle bu da (Nuşra) sihirdir. Hüküm kasta göre değişir. Kim bununla hayır dilerse hayır, kim de ser kastederse şerdir.”

Hafız İbn-i Hacer el-Askalânî -Allah ona rahmet etsin- şu hususa dikkat çeker: “Hasan el-Basri’nin hasr ifade eden mürsel hadisinin zâhirine
göre amel edilmemelidir. Çünkü sihir bazen (esas itibariyle meşru olan) rukye, duâ ve muska yoluyla da çözülebilmektedir. Öyleyse nu
şra iki kısma ayrılmış olur:


1. Sihirle yapılan nuşra ki, hadisteki yasak bunu içermektedir.


2. Meşru yolla yapılan (rukye, duâ v.b.) nuşra.



Sonuç olarak nuşra, çoğunluğa göre câizdir.Fakat câiz diyen âlimler sadece âyet hadislerle duâ etmekle, rukye tedavisi yapmakla v.b. şeylerle câiz görmektedirler.


Hasan el-Basri’nin mürsel hadisi, az önce geçen “Sihri bozmak (Nuşra) şeytan işidir.” Hadisi idi.
[/font]

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Sihrin çeşitleri   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sihrin çeşitleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Cinler alemi hakkinda bilmedigimiz gercekler :: Gizli İlimler :: Büyü İle İlgili Genel Bilgiler-
Buraya geçin: