Cinler alemi hakkinda bilmedigimiz gercekler

Cinler alemi hakkinda yanlis bilinenler ve bilinmeyenler. Paranormal olaylar bilgiler
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 SİHİR, KEHÂNET VE RUKYE'NİN TANIMI VE BUNLARLA İLGİLİ HÜKÜMLER

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: SİHİR, KEHÂNET VE RUKYE'NİN TANIMI VE BUNLARLA İLGİLİ HÜKÜMLER   Perş. Ocak 29, 2009 9:47 pm

Hamd, Âlemlerin Rabbi, bizleri yoktan var eden, tüm hastalıklara şifâyı bahşeden kainatın efendisi ve sahibi olan Allah Teâlâ'ya, salât ve selâm da, kendisine uymakla emrolunduğumuz sevgili elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’ e olsun.

SİHİR:

Sihir; s-h-r “sehera” kökünden alınmış bir isimdir.
Kelime manasıyla; sihir yaptı, aklını çeldi, aldattı manalarına gelir.
Şer'î manada ise sihir yapmak; gizli bir sebeple gerçek olan bir şeyi aksine tahayyül ettirip aldatan, yaldızcılık, hile, göz boyamacılığı vb. gibi menfi yollarla cereyan eden, âyet ve hadislerle kınanıp câiz görülmemiş bir şey demektir.
Sihir yapmak, öteden beri yapılagelmiş bir meşguliyet olup en çok şeytan ekolünü izleyen Firavun zamanında yaygınlık kazanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de Musa -aleyhisselâm- ile yarışmaya kalkışan Firavun’un sihirbazlarından söz edilmektedir.
Sihirle uğraşanlar daha çok; kıskanma, hasetçilik, kendinde görememe, bulamama gibi şeylerden dolayı bu kötü işe başvurmaktadırlar.
Sihirbazlar (büyücüler), bu kötü işlerini yaparken birçok malzemeden yardım alarak bu işlerini yaparlar. İleride de (inşaallah) geleceği üzere, kıllarla, hurma, kabuk ve artıklarıyla ipler ve düğmelerle ve benzeri malzemelerle işlerine başlarlar. Şunu unutmamak gerekir ki en çok yardım aldıkları, en çok işine yarayıp yol izledikleri malzemeleri, cinlerdir. Bir çok cini etki altına alıp, arkadaşlık kurarak onları oyunlarına alet edebilmektedirler. Sihir denen bir vakanın varlığından şümulüne, çeşitlerine, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’ e sihir yapılıp yapılmadığını, sihrin câiz olup olmadığına ve hatta sihrin tarifine varıncaya kadar birçok mesele hakkında İslâm âlimleri ihtilaf etmiştir.
Bizler elimizden geldiği kadar ümmete; (öz olarak) sihir, büyü, kehanet, cin çarpması, cinin musallat olması, bunlardan nasıl ve ne biçimde korunulacağı, hükümlerini, âyet ve hadislerden, bu konuda İslâm âlimlerinin görüşlerinden nasıl anlayacağımızı belirtmek için yazdık.
Başarı ve tevfik Allah Teâlâ'dandır

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sümbülsultan

avatar

Mesaj Sayısı : 54
Nerden : Berzah
Kayıt tarihi : 16/01/09

MesajKonu: Sihrin varlığı ile ilgili deliller   Perş. Ocak 29, 2009 10:03 pm

Sihrin varlığına delalet eden âyet ve hadisler çoktur. Bunlar hakkındaki âyetlerden birkaç tanesine bakacak olursak:

Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadir[

ﮋ ﭿ ﮀ ﮁ ﮂ ﮃ ﮄ ﮅ ﮆ ﮇ ﮈ ﮉ ﮊ ﮋ ﮌ ﮍﮎ ﮏ ﮐ ﮑ ﮒ ﮓ ﮔ ﮕ ﮖ ﮗ ﮘ ﮙ ﮚ ﮛ ﮜ ﮝ ﮞ ﮟ ﮠ ﮡ ﮢ ﮣ ﮤ ﮥ ﮦ ﮧ ﮨ ﮩ ﮪ ﮫ ﮬ ﮭ ﮮ ﮯ ﮰ ﮱ ﯓ ﯔ ﯕ ﯖ ﯗ ﯘ ﯙ ﯚ ﯛ ﯜ ﯝ ﯞﯟ ﯠ ﯡ ﯢ ﯣ ﯤ ﯥ ﯦ ﯧ ﯨ ﯩ ﯪ ﯫ ﯬ ﯭ ﯮ ﯯ ﯰﯱ ﯲ ﯳ ﯴ ﯵ ﯶ ﯷ ﯸ ﯹ ﯺ ﯻ ﯼ ﯽ ﯾ ﯿ ﰀ ﰁ ﰂ ﰃ ﰄ ﰅ ﰆ ﰇ ﮊ [ سورة الأعراف الآيات: ١٠٩ – ١٢٠]

“Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki; Bu çok bilgili bir sihirbazdır. Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne buyurursunuz? Dediler ki; Onu da kardeşini de (Harun) beklet; şehirlere toplayıcılar (memurlar) yolla. Tüm bilgili sihirbazları sana getirsinler. Sihirbazlar Firavun’a geldi ve eğer üstün gelen biz olursak bize kesin bir mükafat var mı? dediler. Firavun; Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız” dedi.
(Sihihbazlar);“Ey Musa! Sen mi (önce) atacaksın yoksa atanlar biz mi olalalım?” dediler. Siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük sihir gösterdiler.Biz de Mûsâ’ya (elindeki) «asanı (yere) at! diye vahyettik. Asasını (yere) atınca, bir de baktılar ki bu asa, onların (insanlara doğru gösterdikleri aslında bâtıl olan) uydurdukları şeyi yakalayıp yutuyor. Böylece (Mûsâ’nın Allah’ın elçisi olduğu) gerçeği ortaya çıktı ve yapmakta oldukları şey boşa gitmiş oldu. Sihirbazlar orada (toplandıkları yerde) mağlup oldular.Firavun ve kavmi oradan mağlup ve zelîl olarak geri döndüler. Sihirbazlar ise secdeye kapandılar."

Yine başka bir âyette şöyle buyurmaktadır A’raf Sûresi:109-120


“Onlar (iplerini ve sopalarını yere) atınca, Musa (onlara): Sizin getirdiğiniz şey, sihirdir. Allah onu mutlaka boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, (yeryüzünde) bozgunculuk yapanların işini asla düzeltmez, dedi. Allah, günahkârların hoşuna gitmese de sözleriyle gerçeği ortaya çıkaracaktır.”
1. Sihirbazlar ip ve odun parçalarını ortaya attılar, fakat halkın gözlerini büyüledikleri için onlara bunlar, yılan gibi görünüverdi.
2. Âyette geçtiği üzere sihir yapmanın hile olduğu ve bâtıl olduğu belirtiliyor.

Sihrin varlığına delalet eden başka bir âyet de şöyledir

“Firavun (kibirlenerek) dedi ki: Ben size izin vermeden ona (Musa'ya) îmân ettiniz ha! Demek ki size sihri öğreten büyüğünüzmüş O! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz.Andolsun; ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama (sağ ellerinizle sol ayaklarınız) kestireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim."

Yûnus Sûresi: 81
Şuarâ Sûresi: 49
Kamer Sûresi: 2

“Firavun (kibirlenerek) dedi ki: Ben size izin vermeden ona (Musa'ya) îmân ettiniz ha! Demek ki size sihri öğreten büyüğünüzmüş O! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz.Andolsun; ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama (sağ ellerinizle sol ayaklarınız) kestireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim."
Bir başka âyette şöyle buyurmaktadır:

"Onlar bir mucize görürlerse hemen yüz çevirirler ve: Eskiden beri devam ede gelen bir sihirdir, derler."
Yine Kur’an-ı Kerim’de anlatılan Harut ve Marut adlı iki meleğin sihir öğretme olayı da sihir varlığının mevcudiyetini göstermektedir.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:


"(Yahûdiler) Süleyman’ın hükümrânlığı zamanında şeytanların sihirbazlara söylediklerine uydular. Oysa Süleyman (sihri öğrenerek) kâfir olmadı. Fakat şeytanlar, insanlara sihri öğretip (dînlerini ifsâd etmek sûretiyle) kâfir oldular. (Yahûdiler, insanları sınamak için Allah tarafından) Bâbil’de Hârût ve Mârût adlı iki meleğe indirilene uydular.İki melek; ‘Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasın diyerek (nasihat edip onu uyarmadıkça) kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi.İnsanlar, iki melekten karı ile kocanın arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa sihirbazlar, Allah’ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler.Sihirbazlar, kendilerine fayda değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanlar (sihri tercih ederek hakkı terk eden Yahûdiler) âhirette (hayırdan) hiçbir nasiplerinin olmadığını çok iyi bilmektedirler. (Allah ve Rasûlü’ne îmâna) karşılık kendilerini sattıkları şey (sihir) ne kötü şeydir. Keşke bunu anlasalardı."
Yukarda geçen âyetlerden İslâm âlimlerinin çıkardığı sonuçlar şöyledir:
Âyette geçen iki melek olan, Harut ve Marut, sihri biliyorlardı. Lakin bunu yapmıyorlardı.Çünkü bu işin haram ya da daha sakat mecralara götüreceği onlara bildirilmişti.
Sihir, şeytânî bir amel olup, iki farklı temele dayanmaktadır:
1. Şeytanın uydurdukları denen hakikatsız aldatmaca,
2. Babil’deki gibi, özü ve aslı melek olan bazı hakiki ilimlere ve garip sanatlara ve uğraşlara dayanan harikalardır.
Yine âlimler âyetlerle ilgili şöyle demişlerdir:
"Bakara sûresi 102. âyette geçtiği vechiyle melek, nefsinde bâtıl olan sihri öğretmez, fakat meleğin hayır maksadıyla öğrettiği gerçek ilim, kötü niyetli kimseler tarafından (şeytanlar, cinler...) şerde kullanılabilirler. Âyetteki Harut ve Marut’un öğrettikleri de böyledir. Aslında onlar gerçek sihri öğretmemişler, sihre alet edilebilecek gerçek ilim öğretmişlerdir.
3. Erâcif: Uydurma söz, yalan haber.

_________________
Suskunlugum asaletimdendir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
SİHİR, KEHÂNET VE RUKYE'NİN TANIMI VE BUNLARLA İLGİLİ HÜKÜMLER
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Cinler alemi hakkinda bilmedigimiz gercekler :: Gizli İlimler :: Büyü İle İlgili Genel Bilgiler-
Buraya geçin: